AVRUPA ÇOKÜŞTEN ASLA KURTULAMAZ
TUNALIM … |
TUNALIM … |
| BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, bugün Türkiye’de olduğu gibi dünyada üretim değil tüketim sorunu olduğuna işaret ederek, tüketimi harekete geçirecek formüllerin Milli Ekonomi Modeli’nde bulunduğunu belirtti.Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, bugün dünyada üretim değil tüketim problemi olduğunu vurguladı. AKP hükümetinin uyguladığı ekonomi programını değerlendiren BTP Genel Başkanı, iktidarın ekonomiyi canlandırmak için KOBİ’lere kredi vermek için çalışmalar yaptığını hatırlatarak, şunları kaydetti: “Diyelim ki verdiniz, ne olacak yani adam üretim yaptı, peki kime satacak malını? Bugün Türkiye’de üretim problemi yok. Dünyada üretim problemi yok. Problem millette yani tüketicide… İşçinin cebinde para yok, memurun, emeklinin, tarım kesiminin, orman köylüsünün, esnafın ve sanayicinin cebinde para yok. Tüketen bitti. Sen bu ekonomide yine üret. Ne olacak o zaman? Stoklar artacak. Stoklar arttığı zaman buna da büyüme derler, haberiniz olsun. Bunların büyüme dediği şey işte bu. Orada çürütecekler, ondan sonra zarar edecek. Tüccarların tamamı dökülecek.”
Yüzü gülen kesim yok Ekonomide tekstilden otomotive, tarım kesiminden besiciliğe bütün sahalarda ciddi sıkıntılar yaşandığını hatırlatan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, “Ekonominin bütün alanlarında çöküşler yaşanıyor. Tarım çıkmaza girdi; hayvancılık, ormancılık ve madencilik bitti. Türkiye’nin en güçlü olduğu saha olan tekstil döküldü” dedi. MEM’de incelikler var ABD’yi bitirecek formül Victor Minin bana şunu söyledi: ‘2005 İstanbul Kongresi’nde ABD çökecek demiştin. Sayın Genel Başkan o zaman sen doğru söyledin. ABD şimdi çökecek.’ Ben de dedim ki: ‘ABD’nin sistemi çökecek ama Amerika çökmez. O gece ona bunu izah ettim. Dünyada bu kadar enayi milletler varken niye batsın ABD. Kağıdı boyayıp, mührünü basıyor, para diye herkese veriyor. Onlar aldıkları istihbarata göre konuştuğu için ‘yok batacak’ diye ısrar etti. Konuşmamız birkaç saat sürdü. En sonunda Sayın Minin, ‘Sana bir soru soracağım’ dedim. Dolar Moskova’da geçiyor mu? ‘Evet’ dedi. İtalya’da, Türkiye’de, Almanya’da, Hindistan’da, Çin’de… Hepsine ‘evet’ dedi. ‘Bu kadar enayi millet varken, ABD niye batsın’ dedim. Birden durdu. Yapacağınız iş milli parayı devreye koymak ve doları piyasadan silmektir. Bunu yaparsanız Amerika çöker. Ve hemen gitti Putin’e anlattı. Çalışma yaptılar ve dediler ki, ‘milli paralar cinsinden ticaret yapma kararı’ aldılar. O günden sonra ABD’nin ayakları sallanmaya başladı. İstese de batacak, istemese de batacak. Ama biz Müslüman insanlarız, merhametimiz sonsuzdur, isterse onları da kurtarırız.
Biz bu işi çok iyi biliyoruz. Bizim kadrolarımız hazır. Sadece yüce milletimizin bu kadroyu tensip edip iş başına getirmesine kalmıştır netice. Ne kadar bunu geciktirirsek, musibetler o kadar fazla artacak. BTP iktidar olduğu gün sabahleyin güneş farklı doğacak. Anneler, çocuklar, yaşlılar, sakatlar 7’den 70’e herkes sevinecek. İlk aydan itibaren kadınlara, çocuklara, 74 milyon Türk vatandaşına hem vallahi hem billahi vatandaşlık maaşı vereceğim. Ve ben öyle hazineler çıkaracağım ki, siz bunlara bakar kör diyeceksiniz. Nasıl oldu da senelerce bu hazineleri bunlar görmediler, diyeceksiniz.” TUNALIM…. |
|
Bizim gibi millilikte iddialı olanlar bile popüler ya da yapay dalgaların etkisinde kalabiliyor. Eflatun ve Gazali Onun içindir ki bu ülke kamuoyu, küresel sistemin avantürleri olan Televoleci iktisatçıları omuzlarda taşırken, Milli bir model sunan Prof. Dr. Haydar Baş’ı merak dahi etmemiştir. Tanzimat’tan beri aşağılık kompleksiyle debelenen güdümlü hükümran zihniyet, kökleri ve teklifleri milli olana peşin hükümle uzak durmuş ve dahası onu önyargı ile mahkûm etmiştir. Laf aramızda biz de bu olumsuz etkileşim açığımızı kapatmak için birkaç gündür Prof. Baş’ın kitaplarını okuyoruz. Milli Ekonomi Modeli adlı eserini yeni bitirdik. Siyasal’da Makro, Mikro ve Uluslararası ekonomiyi okumuş biri olarak açıklıkla söylemeliyim ki Prof. Baş Hoca’nın kitabı fevkalade ilmi ve iddialı. En önemlisi ütopik değil, gerçekçi. İktisat Matematiği Gelirin adil bölüşümünden, istihdam sorununa çareye ve sürekli büyümeye kadar somut tez ve teklifler var Milli Ekonomi Modeli’nde… Kitap mübalağasız yeni sömürgecilik anlayışına başkaldırı ya da küresel sisteme meydan okuyan bir kimlikte. Sadece kapitalizmi değil, buyurgan ya da dayatmacı ekonomik yaklaşımları da reddediyor. Devlet olgusuna saygı duyuyor ama devletin kaba değil, baba olmasının gereğine dikkat çekiyor. Milli Ekonomiye bağlı kalınarak sosyal devlet projesini de beraberinde sunuyor. Doğrusu bu ya kitabı okuyunca neden olmasın deyip insanın umudu yeşeriyor. Prof. Haydar Baş, sosyal proje bağlamında sağlam aile olgusuna da müthiş değer veriyor. Dinci mi? İtiraf edeyim bu kitabı bugüne kadar okumadığım için kendime bayağı bir kızdım. Tam bu noktada bir parantez açıp Prof. Haydar Baş ile ilgili spekülasyonlar noktasında bir kaç şey söylemek istiyorum… Diyorlar ki Haydar Bey dincidir. Ankara’da büromda bizi ziyarete gelip saatlerce konuştuğum ve pek çok şeyi sorduğum arkadaşlarının verdiği görüntü dinci olmalarından ziyade samimi Müslüman olmaları şeklindeydi. Bazıları gibi İslam’ı asla siyasallaştırmıyorlar. Evet, inançlılar ama din’i asla araç gibi görmüyorlar. En önemlisi emperyalizmin kucağında değiller. Ne Vatikan’ın, ne AB’nin, ne de Arap vehhabisinin örtülü ödeneğiyle finanse edilmiyorlar! Derin devletin adamı mı? Birincisi bu ülkede maalesef Müslümanların gerçeği ve görevlisini ayırt edecek şekilde milli ve şuurlu bir derin yapı asla yok, ikincisi ise o yakıştırmada kast edilen eğer Türk Silahlı Kuvvetleri ise o bakış da gerçeği yansıtmıyor. Nereden mi biliyorum? Prof. Haydar Baş Bey’in çıkardığı Yeni Mesaj Gazetesi Genelkurmaya akredite değil de ondan. Evet, yanlış okumadınız. Prof. Baş’ın gazetesi TSK’nın rezervliler listesinde, bunu bizatihi Haydar Bey’in arkadaşlarından öğrendim. Görüyorsunuz Prof. Baş ve arkadaşları tıpkı ülkücüler misali bu ülkede halkın vicdanının dışında hiç ama hiçbir yerden destek almıyorlar. Ekonomist ve mütefekkir! AKP’nin panzehiri olan milli-muhafazakâr gurupların desteklenmesi Türkiye’nin geleceği için hayat-memat gibidir. Keza Merkez sağ’da Prof. Baş’ı kucaklamalı ve bu şekilde imajındaki gedikleri tamir ederek muhafazakârlık açığını kapatmalıdır. Haydar Bey benim hükmüme göre klasik bir din adamı değil milli bir ekonomist ve mütefekkir görüntüsünde… Öyle olduğu içindir ki Prof. Baş Türkiye’de kabul görmese de pek çok ülkede baş tacı ediliyor ve kitapları konferanslara konu oluyor… |
Sabahattin ÖNKİBAR, Yeniçağ Gazetesi
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/a_haberdetay.php?hityaz=9400
|
Bizim gibi millilikte iddialı olanlar bile popüler ya da yapay dalgaların etkisinde kalabiliyor. Eflatun ve Gazali Onun içindir ki bu ülke kamuoyu, küresel sistemin avantürleri olan Televoleci iktisatçıları omuzlarda taşırken, Milli bir model sunan Prof. Dr. Haydar Baş’ı merak dahi etmemiştir. Tanzimat’tan beri aşağılık kompleksiyle debelenen güdümlü hükümran zihniyet, kökleri ve teklifleri milli olana peşin hükümle uzak durmuş ve dahası onu önyargı ile mahkûm etmiştir. Laf aramızda biz de bu olumsuz etkileşim açığımızı kapatmak için birkaç gündür Prof. Baş’ın kitaplarını okuyoruz. Milli Ekonomi Modeli adlı eserini yeni bitirdik. Siyasal’da Makro, Mikro ve Uluslararası ekonomiyi okumuş biri olarak açıklıkla söylemeliyim ki Prof. Baş Hoca’nın kitabı fevkalade ilmi ve iddialı. En önemlisi ütopik değil, gerçekçi. İktisat Matematiği Gelirin adil bölüşümünden, istihdam sorununa çareye ve sürekli büyümeye kadar somut tez ve teklifler var Milli Ekonomi Modeli’nde… Kitap mübalağasız yeni sömürgecilik anlayışına başkaldırı ya da küresel sisteme meydan okuyan bir kimlikte. Sadece kapitalizmi değil, buyurgan ya da dayatmacı ekonomik yaklaşımları da reddediyor. Devlet olgusuna saygı duyuyor ama devletin kaba değil, baba olmasının gereğine dikkat çekiyor. Milli Ekonomiye bağlı kalınarak sosyal devlet projesini de beraberinde sunuyor. Doğrusu bu ya kitabı okuyunca neden olmasın deyip insanın umudu yeşeriyor. Prof. Haydar Baş, sosyal proje bağlamında sağlam aile olgusuna da müthiş değer veriyor. Dinci mi? İtiraf edeyim bu kitabı bugüne kadar okumadığım için kendime bayağı bir kızdım. Tam bu noktada bir parantez açıp Prof. Haydar Baş ile ilgili spekülasyonlar noktasında bir kaç şey söylemek istiyorum… Diyorlar ki Haydar Bey dincidir. Ankara’da büromda bizi ziyarete gelip saatlerce konuştuğum ve pek çok şeyi sorduğum arkadaşlarının verdiği görüntü dinci olmalarından ziyade samimi Müslüman olmaları şeklindeydi. Bazıları gibi İslam’ı asla siyasallaştırmıyorlar. Evet, inançlılar ama din’i asla araç gibi görmüyorlar. En önemlisi emperyalizmin kucağında değiller. Ne Vatikan’ın, ne AB’nin, ne de Arap vehhabisinin örtülü ödeneğiyle finanse edilmiyorlar! Derin devletin adamı mı? Birincisi bu ülkede maalesef Müslümanların gerçeği ve görevlisini ayırt edecek şekilde milli ve şuurlu bir derin yapı asla yok, ikincisi ise o yakıştırmada kast edilen eğer Türk Silahlı Kuvvetleri ise o bakış da gerçeği yansıtmıyor. Nereden mi biliyorum? Prof. Haydar Baş Bey’in çıkardığı Yeni Mesaj Gazetesi Genelkurmaya akredite değil de ondan. Evet, yanlış okumadınız. Prof. Baş’ın gazetesi TSK’nın rezervliler listesinde, bunu bizatihi Haydar Bey’in arkadaşlarından öğrendim. Görüyorsunuz Prof. Baş ve arkadaşları tıpkı ülkücüler misali bu ülkede halkın vicdanının dışında hiç ama hiçbir yerden destek almıyorlar. Ekonomist ve mütefekkir! AKP’nin panzehiri olan milli-muhafazakâr gurupların desteklenmesi Türkiye’nin geleceği için hayat-memat gibidir. Keza Merkez sağ’da Prof. Baş’ı kucaklamalı ve bu şekilde imajındaki gedikleri tamir ederek muhafazakârlık açığını kapatmalıdır. Haydar Bey benim hükmüme göre klasik bir din adamı değil milli bir ekonomist ve mütefekkir görüntüsünde… Öyle olduğu içindir ki Prof. Baş Türkiye’de kabul görmese de pek çok ülkede baş tacı ediliyor ve kitapları konferanslara konu oluyor… |
Sabahattin ÖNKİBAR, Yeniçağ Gazetesi
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/a_haberdetay.php?hityaz=9400
Türkiye nüfusunun yüzde 90’ını oluşturan tüketim kesiminin desteklenmesinin şart olduğunu söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, “Tüketim artmadan ve pazar problemi çözülmeden ekonomilerin büyümesi hiç mümkün değildir” dedi.
Bağımsız Türkiye Partisi(BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş yaptığı açıklamada ekonomi politikalarımızın hedefinin üretim ile tüketimin arasındaki dengenin oluşturulması olduğunu söyledi. Açıklamasında toplumun yüzde 90’ının oluşturan tüketim kesiminin gelir seviyesinin mutlaka arttırılması gerektiğine değinen BTP Genel Başkanı devletin fonksiyonunun ne olması gerektiği konusuna da vurgu yaptı. BTP olarak atacakları adımları de dile getiren Prof. Dr. Baş, sosyal adaleti sağlayabilecek kadro ve teze sahip tek partinin Bağımsız Türkiye Partisi olduğunu söyledi.
Ekonominin büyümesi için tüketici desteklenmeli
Konuşmasında, “Tüketim kesiminin desteklenmesi sürekli büyümenin sağlanması için olmazsa olmaz şarttır” diyen Prof. Dr. Haydar Baş, şunları kaydetti: “Tüketim kesiminin içinde özellikle hedefimiz, belli bir gelir seviyesinin altında kaldığı için ihtiyacı olduğu halde bunu elde edemeyen hane halklarıdır. Bu kitle özellikle ülkemiz için düşünüldüğünde toplumun en az yüzde 90’ını oluşturmaktadır. Eğer ekonomiyi büyütmek istiyorsak tüketim kesimini desteklemek zorundayız, tüketim artmadan pazar problemi çözülmeden ekonomilerin büyümesi hiç mümkün değildir. Bugün çağımızın en büyük problemi hane halklarının büyük bir kısmının tüketebilme kabiliyetini yitirmiş olmasıdır. Tüketicinin güçlendirilmesiyle elde edilecek netice ise, piyasaların tamamının refahını temin edecek şekilde bir bütünlük arz etmektedir.”
Devlet vatandaşını korumalı
Milli Ekonomi Modeli ve Sosyal Devlet – Milli Devlet, tezlerinde devletin halkın tamamını kucaklayan bir konumda bulunduğuna işaret eden BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, devletin fonksiyonunun ne olması gerektiğini konusunda şunları söyledi: “Devlet üreticisini, tüketicisini, esnafını, memurunu, köylüsünü, gencini–yaşlısını koruyan ve gözeten; iktisadi anlamda önünü açan; eğitim, sağlık gibi hizmetlerden en üst seviyede faydalanmasını temin eden bir misyon üstlenmelidir.”
BTP vatandaşın cebine para koyacak
Konuşmasında Türkiye’nin milli ve dini bütünlüğünü bozmak için sahnelenen oyunlara da dikkat çeken Prof. Dr. Haydar Baş, “Milli Ekonomi Modeli’nde yer alan projelerle sosyal adalet sağlanacak ve tüm oyunlar bozulacak” dedi. BTP olarak tüketiciyi güçlendireceklerinin altını çizen Prof. Dr. Haydar Baş, partisinin bu konudaki görüşlerini şu şekilde ortaya koydu: “Şu ana kadar 6 uluslararası kongrede tartışılıp dünyanın önde gelen iktisatçıları tarafından onaylanan Milli Ekonomi Modeli tezimiz, tüketim eksenli bir analizdir. Biz bu model uyarınca ev kadınlarına, ‘500 TL ev hanımı meslek maaşı’ bağlayacağız, çocuklarımız ayda 250 TL çocuk maaşı alacak. Tarım, hayvancılık kesimi desteklenecek, asgari ücret 2000 TL olacak. Dahası girişimcilere proje mukabili faizsiz kredi sağlanacak. Bütün bunlar hayata geçtiğinde, vatandaşın alım gücü artacak ve şu anda durgunluk içinde olan piyasalar canlanacaktır. Esnaf iş yapacak, imalatçı üretecek; devlet de iş hacminin artmasından dolayı vergi gelirlerini arttıracaktır.”
TUNALIM…
![]() "İktisat teorisi, istatistik, matematik ve enformasyonun gerçek sentezi olan çalışmasıyla Profesör Haydar Baş’a da bir Nobel ödülü gerekecektir. Bunda milli sistemi ve modeli mühim rol oynayacaktır."
Prof.Dr. Goulnur BALTONOVA
Kazan Devlet Üniversitesi Yeni bir iktisadi model: Milli Ekonomi Modeli
Milli Ekonomi Modeli, insanın sınırlı ihtiyaçlarının sınırsız kaynaklardan karşılanması ilmi; ve yine ülkelerin gerektiğinde her türlü mal ve hizmeti üretebilme gücüne sahip olmasının yanı sıra iç ve dış harcamalarını borçlanmadan temin edebilmesinin formülüdür. Bu yönüyle Milli Ekonomi Modeli, ülkelerin ve milletlerin kalkınmasının ve ekonomik bağımsızlığının tek yoludur.
Eseri okumak için : Milli Ekonomi Modeli tezini online olarak okumak için tıklayınız.
Akademisyenler : Tezi değerlendiren akademisyenlerin tebliğlerini okumak için tıklayınız.
Sosyal Devlet: Sosyal Devlet Milli Devlet
Sosyal Devlet / Milli Devlet’in "vatandaşlık maaşı projesi" başta olmak üzere ve Sosyal Devlet projeleriyle bizim yapmak istediğimiz, "millet için devlet" anlayışının yeniden hayata geçirilmesidir.
Milli Devleti, diğer sistemlerle kıyaslanamayacak kadar farklı bir noktaya taşıyan, tezin gayesine ve merkezine insanın konulmasıdır. Bu tez, Türk medeniyetinin bütün insanlığa hediyesidir.
Eseri okumak için : Sosyal Devlet Milli Devlet tezini online olarak okumak için tıklayınız.
Akademisyenler : Tezi değerlendiren akademisyenlerin tebliğlerini okumak için tıklayınız. TUNALIM…
|
Echipa Weblog.ro e alaturi de tine! Da-ne un semn!
Vrei sa iti faci cont pe www.weblog.ro si intampini dificultati?
Ai intrebari legate de folosirea site-ului?
Doresti sa ne comunici comportamentele abuzive ale unor membri?
Vrei sa faci comentarii sau sa ne dai anumite sugestii?